Dijital asistana geri dön.
KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN DÖNEMİ (I. SÜLEYMAN 1520-1566) (Ortalama okuma süresi 12 dakika, 43 saniye.)
3 yıl önce eklendi. // Toplam okunma: 60,754
  • En uzun süre tahtta ka­lan Osmanlı padişahıdır (46 yıl). Şiirlerinde Acizi, Meftuni, Muhibbi mahla­sını kullanmıştır. Çok ka­nun çıkardığı için Rumen tarihçi Dimitrie Candemir tarafından Kanuni unvanı kullanılmıştır.
  • Avrupalılar tarafından ise Muhteşem Süleyman,Gazi Sul­tan ve Büyük Sultan olarak anılmıştır. 
  • Erkek kardeşi olmadığı için taht kavgası yaşamamıştır. Fe­tih hareketlerinin fazla olması sebebiyle I.Süleyman döne­mi Osmanlı Devletinin Altın Çağı olarak adlandırılır. 

Dönemin Kültürel Gelişmeleri 

  • Bu dönemde sancak eğitiminde değişiklik yapılarak bütün şehzadelerin sancağa gitmeleri yerine en büyük erkek kar­deşin sancağa gitmesine karar verilmiştir. 
  • Kaptan-ı Derya Divan üyesi olmuştur. 
  • İlk bütçe açığı görülmüştür. 
  • I. Süleyman döneminde Osmanlı Devleti’nin ikinci büyük eğitim kurumu olan Süleymaniye Medreseleri açılmıştır. 
  • İtalyan Tiziano (Titian) tarafından Kanuni adına ‘’Muhteşem Süleyman ‘’ tablosu yapılmıştır. Dönemin önemli mimar­başı olan Mimar Sinan’a 1551– 1558 yılları arasında Sü­leymaniye Cami yaptırılmıştır. Bu eser onun kalfalık eseri olarak bilinir.
  • Bu dönemde görev yapan Ebussuud Efendi, divan’a katı­lan ilk şeyhülislam olarak bilinmektedir. 
  • Pir Sultan Abdal, Fuzûlî, Bâki, Bağdatlı Ruhi, Kanuni döne­minde yetişen ünlü şairlerdir. 
  • Matrakçı Nasuh ise dönemin önemli ressam, tarihçi ve min­yatür sanatçısıdır. Ayrıca nakkaş Nigarî ve hattat Ahmed Karahisarî de öne çıkan diğer önemli sanatçılardır. 
  • ABD Temsilciler Meclisi’nde Kanuni Sultan Sü­leyman’ın portresi bulunmaktadır.

Mimar Sinan’ın yaptığı eserlerden; 

  • Şehzadebaşı Camii çıkarlık eseri olup İstan­bul’dadır, 
  • Süleymaniye Camii kalfalık eseri olup İstan­bul’dadır, 
  • Selimiye Camii ustalık eserli olup Edirne’dedir.

I. Süleyman Dönemindeki İç İsyanlar 

  • Canberdi Gazali İsyanı: Memlük komutanlarından olan Canberdi Gazali’nin amacı Memlük devletinin yeniden ku­rulmasını sağlamaktır. 
  • Ahmet Paşa İsyanı: Vezir-i azamlığın kendisine değil İbra­him Paşa’ya verilmesi üzerine Mısır’a vali olarak gönderilen Ahmet Paşa burada ayaklanmış ancak ayaklanması bastı­rılmıştır. Bu ayaklanması sebebiyle kendisine Hain lakabı verilmiştir. 
  • Kalender Çelebi İsyanı: Kanuni Sultan Süleyman döne­mindeki iç isyanları arasında dini boyutlu en büyük isyan­dır. Alevi kaynaklıdır. İsyan 1526 Mohaç seferi sırasında çıkmıştır. Kalender Şah Çelebi İsyanı Anadolu da Alevi­lik-Bektaşilik üzerine kurulu çıkan son büyük isyandır. 
  • Baba Zünun İsyanı: Vergilendirmenin ağır olduğunu ileri sürülerek Yozgat bölgesinde ayaklanma çıkmıştır, ancak bastırılmıştır.

Osmanlı- Macar İlişkileri: 

  • Roma - Germen İmparatorluğu’na ve Avusturya’ya akra­balık bağlarıyla bağlı olan Macaristan, Osmanlı’nın Balkan topraklarını tehdit etmiştir. Macaristan kralı II. Layoş, Şar­lken’e güvenerek Osmanlı Devleti’ne karşı geliyor ve Bal­kan devletlerini Osmanlı’ya karşı kışkırtıyordu. 

Belgrad’ın Fethi (1521) 

  • Kanuni’nin iki devlet arasındaki sorunları görüşmek için Macaristan’a gönderdiği elçinin öldürülmesi üzerine, Belg­rad şehri nehirden ve karadan kuşatılarak fethedilmiştir. (1521). 
  • Avrupa’yı Balkanlara bağlayan Belgrad şehri Orta Avru­pa’da yapılacak fetihler için üs hâline getirilmiştir. 
  • *Belgrad’a Darül Cihad ünvanı verilmiştir. 

Mohaç Meydan Savaşı (1526) 

  • Macaristan’ın Belgrad’ı geri almak istemesi ve Osmanlı topraklarına saldırması Osmanlı-Macar ilişkilerinin yeniden bozulmasına neden olmuştur. 
  • Fransa kralı Fransuva’nın Roma- Germen imparatoruna yenilerek esir düşmesi ve Fransuva’nın annesinin Kanuni Sultan Süleyman’dan yardım istemesi üzerine Macaristan üzerine sefer düzenleme kararı alınmıştır. 
  • Macaristan’daki Mohaç ovasında meydana gelen savaş yaklaşık iki saat sürmüştür. Bu mücadele Osmanlı tarihin­deki en kısa süreli savaştır. 

Savaşın Sonuçları 

  • Macaristan’ın başkenti Budin fethedildi.
  • Macaristan’da Osmanlı devletine bağlı bir krallık kurul­du ve başına Jan Zapolya (Yanoş) getirildi.
  • Osmanlıların Orta Avrupa egemenliği güçlenirken, Osmanlı -Avusturya mücadelesi başlamış oldu.

Osmanlı -Avusturya İlişkileri 

I. Viyana Kuşatması (1529) 

  • Avrupa’daki güçlü krallar arasında akrabalık ilişkisine da­yanan güçlü bir siyasi dayanışma bulunmaktaydı. Roma – Germen İmparatoru Şarlken’in kardeşi olan Ferdinand Avusturya kralı olup eski Macar kralı olan Yanoş’un kız kardeşiyle evlenmişti. 
  • Ferdinand, kendisini Macaristan’ın mirasçısı olarak görme­si sebebiyle I.Süleyman’ın tayin ettiği Macar Kralı’nın taht­tan indirerek Budin’i işgal etmiştir. 
  • Kanuni Sultan Süleyman düzenlediği sefer ile Budin’i geri alarak Yanoş’u tekrar kral ilan etmiştir. Daha sonra da Vi­yana kuşatılmasına rağmen kış mevsiminin yaklaşması se­bebiyle kuşatma kaldırılmıştır. 

Almanya Seferi (1532) 

  • Roma – Germen imparatoru Şarlken’den destek alan Fer­dinand kendisinin Macar kralı olarak tanınmasını istemiştir. Kabul edilmemesi sonucu tekrar Budin’i ele geçirmiştir. Ka­nuni’nin üzerine geldiğini duyan Ferdinand, Şarlken’e sığı­nınca Kanuni Almanya içlerine girmek zorunda kalmıştır. 
  • Kanuni’nin karşısına çıkma cesareti gösteremeyen Ferdi­nand barış istemek zorunda kalmıştır. Doğuda Safevi tehli­kesinin doğması üzerine barış teklifi kabul edilmiştir. 

1533 yılında yapılan İstanbul Antlaşması (İbrahim Paşa)’na göre; 

  • Ferdinand, Macaristan işlerine karışmayacak,
  • Ferdinand, Macaristan’da Yanoş’un krallığını tanıya­cak,
  • Avusturya kralı protokol olarak Osmanlı sadrazamına eşit sayılacaktı.
  •  1566 Zigetvar Seferi, Kanuni’nin son seferidir.

Osmanlı-Fransız İlişkileri 

  • Kanuni, Fransa kralı Fransuva’nın annesinin Şarlken’e kar­şı yardım istemesi üzerine Mohaç seferi düzenlemiş ve Fransuva’yı Şarlken’in elinden kurtarmıştı. İki devletin bu yakınlaşması Osmanlı Devleti’nin Fransa’ya kapitülasyon denilen ticari,siyasi ve hukuki ayrıcalıklar tanımasıyla daha da artmıştır. İki devlet arasında 1535’de Ahd-i Atik antlaş­ması yapılmıştır. 

Fransa’ya Kapitülasyon Verilmesinin Sebepleri;

  • Coğrafi keşiflerin etkisi ile zayıflayan Akdeniz ticaretini canlandırmak
  • Fransa’yı yanına çekerek kendisine karşı oluşturulabi­lecek Hristiyan birliğini parçalamak
  • Toplumun ihtiyaç duyduğu temel tüketim mallarını elde edilmesini kolaylaştırmak
  •  Verilen kapitülasyonlar dönemi içerisinde kısmen hedefine ulaşmıştır. Fakat Akdeniz ticaretinde istenilen canlanma sağlanamamıştır.

Osmanlı – İran İlişkileri 

  • Şah İsmail’in yerine Tahmasb’ın Safevi tahtına çıkarak Os­manlı Devleti’ne bağlılığını bildiren Bağdat valisini öldürme­si ve Avusturya ile ittifak kurması Osmanlı-İran ilişkilerinin bozulmasına neden olmuştur. Kanuni Sultan Süleyman İran üzerine üç büyük sefer düzenlemiştir. Bu seferler; 
  • Sefer-i Irakeyn (1533- 1535) 
  • Tebriz Seferi (1548) 
  • Nahçivan Seferi (1553-1555) 
  • 1555 seferi sırasında Kanuni’nin önüne ordu çıkartamayan Şah Tahmasb barış istemek zorunda kalmıştır. Taraflar arasında 1555 yılında Amasya Antlaşması yapılmıştır. Bu antlaşmayla; 
  • Karabağ, Nahcivan, Revan ve Bağdat Osmanlı Devle­ti’nde bırakılmıştır.
  • Amasya Antlaşması Osmanlı Devleti’nin İran ile yaptığı ilk resmî antlaşma olması bakımın­dan önemlidir. 
  • Matrakçı Nasuh’un Beyan-ı Menazil-i Sefer-i Irâkeyn adlı 128 minyatürden oluşan eseri Ka­nuninin Irakeyn seferini anlatır.

Denizlerdeki Gelişmeler 

  • Rodos’un Fethi (1521): Stratejik önemi olan Rodos Saint Jean (Sen Jan) şövalyelerinden alındı. Rodos Adası’nın fethi ile Suriye ve Mısır deniz yolunun güvenliği sağlandı. 

Cezayir’in Osmanlı Devleti’ne Katılması (1533) 

  • Hızır Reis ( Barbaros Hayrettin Paşa ) ,kardeşleri Oruç ve İlyas reisle birlikte Avrupalı korsanların Afrika’daki saldırıla­rıyla mücadele emekteydiler. 
  • Hızır Reis ve kardeşleri Yavuz Sultan Selim’den sağladığı yardımla İspanya işgalindeki Cezayir’i 1516 da ele geçire­rek burada bir yönetim kurmuşlardır. 
  • Kanuni Sultan Süleyman dünyaca ünlü bir denizci olan Hı­zır Reis’i İstanbul’a davet etmiştir. Donanmasıyla İstanbul’a gelen Barbaros Hayrettin Paşa, Kanuni Sultan Süleyman tarafından Kaptan-I Deryalık (deniz kuvvetleri komutanlığı) ve Cezayir Beylerbeylik görevine getirilmiştir.
  • Preveze Deniz Savaşı (1538): Barbaros Hayrettin Pa­şa’nın kaptan-ı derya olmasından sonra İtalya kıyılarına baskınlar düzenleyerek Venediklilere ait kaleleri fethetmesi ve Akdeniz hâkimiyetine yönelmesi, Avrupa devletlerini ha­rekete geçirmiştir. 
  • Roma - Germen imparatoru Şarlken’in öncülüğünde İs­panya, Papalık, Venedik ve Portekizliler arasında yapılan ittifak antlaşması sonunda Andrea Doria (Andre Dorya) ko­mutasında büyük bir Haçlı donanması hazırlanmıştır. Bu donanma ile yapılan Preveze Deniz Savaşını Osmanlılar kazanmıştır. 
  • Bu zafer sonucunda bütün Akdeniz’de Osmanlı üstünlüğü başlamış ve Akdeniz bir Türk Gölü haline gelmiştir. Bu za­ferin kazanıldığı 27 Eylül ise günümüzde Türk Denizcilik Günü ve Donanma Günü olarak kutlanmaktadır. 

Hint Deniz Seferleri 

  • Hindistan’a Afrika’nın güneyinden giderek Baharat yolu ti­caretini darbeleyen Portekiz Osmanlı devleti üzerinde ikti­sadi baskı kurmuştur. Kanuni Döneminde Hindistan’a dört sefer düzenlenmiştir. 

Hint Deniz Seferleri’nin Sebepleri

  • Portekizlilerin Baharat yolu ticaretini engellemesi
  • Portekizlilerin Basra körfezinden geçen Müslüman ge­milerine saldırması
  • Gücerat İslam Devleti hükümdarının Portekizlilere kar­şı yardım istemesi ve Portekizlilerin Kızıldeniz yoluyla hacca giden Müslümanlara saldırılması
  • I.Hint Deniz Seferi ( 1538 ) : Hadım Süleyman Paşa ön­derliğinde, 
  • II. Hint Deniz Seferi (1551): Piri Reis önderliğinde, 
  • III. Hint Deniz Seferi (1552):Murat Reis önderliğinde, 
  • IV. Hint Deniz Seferi ( 1553) : Seydi Ali Reis önderliğinde düzenlenmiştir. Bu seferlerde istenen başarı elde edileme­miştir.

Başarısızlığın Nedenleri: 

  • Hint deniz seferlerine gereken önemin verilmemesi,
  • Osmanlı donanmasının okyanus şartlarına uygun ol­maması,
  • Portekiz donanmasının güçlü olması,
  • Hint Denizi’nin Osmanlı gemicileri tarafından iyi tanın­maması,
  • Gücerat sultanlarının Osmanlı donanmasına yardım etmemesidir.

 

  • Hint Deniz Seferi’ndeki başarısızlığı ve savaş sonrası yaptığı yağma hareketleri sebebiyle padişahın isteğiyle Piri Reis idam edilmiştir. Hazırladığı Kitab-ı Bahriye adlı eserini I. Sü­leyman’a sunmuştur. Kitab-ı Bahriye adlı ese­rinde; dünyanın yuvarlaklığı, gelgit olayı, pusu­lanın kullanımı, Amerika kıtasının varlığı gibi konulara değinmiştir. 
  • Denizci Seydi Ali Reis de Hint Deniz Seferleri sonrası Miratül Memalik (Memleketlerin Ayna­sı) adlı eserini yazmıştır.
  • Trablusgarp’ın Fethi (1551): Turgut Reis komutasında Osmanlı donanması Sen Jan şövalyelerinin elinde bulunan Trablusgarp’ı aldı ve Kanuni tarafından buraya beylerbeyi olarak atanmıştır. 
  • Cerbe Deniz Savaşı (1560): Haçlı donanmasının Kuzey Afrika’da Türk egemenliğine son vermek istemeleri üzeri­ne İspanyolların elinde bulunan Cerbe Adası, Turgut Reis tarafından kuşatılmıştır. Piyale Paşa komutasındaki donan­manın yardımıyla Haçlılar bozguna uğratılmıştır. Böylece Osmanlı Devletinin Kuzey Afrika’daki Türk üstünlüğü ke­sinleşmiş oldu.
  • Malta Kuşatması (1565): Malta’ya yerleşen Saint Jean şövalyelerinin Osmanlı hâkimiyetine zarar vermeleri üze­rine kuşatılmıştır. Turgut Reis’in şehit düşmesiyle kuşatma kaldırılmıştır. 
  • Sakız Adası’nın Fethi (1566): Cenevizliler Osmanlı’ya ödedikleri vergiyi kesince Piyale Paşa Sakız Adası’nı al­makla görevlendirilmiştir. Sefer sonucunda Sakız Adası alınarak Batı Akdeniz kıyılarının ve Boğazların güvenliği sağlanmış oldu.